Deniz ve Alp, çocukluklarının en güzel günlerini birlikte geçiren iki dosttu. Bir gün, Deniz'in dedesi onlara iki fidan hediye etti. Bu fidanlar, sadece ağaç değil, dostluklarının da simgesi olacaktı. İkisi de heyecanla toprakla buluşturdukları bu fidelerin büyümesini dört gözle beklemeye başladılar. Ancak süreç içerisinde, ağaçların büyüme hızı farklılık göstermeye başladı. Arkadaşlar, bu durumu anlamak için yeni bir yolculuğa çıkacaklardı.
Ağaç Sevgisi ile İlgili Hikaye
Deniz ve Alp'in Hikayesi
Deniz ve Alp, çok yakın iki arkadaştı. Doğduklarından beri hep birlikteydiler ve hiç kavga etmezlerdi. Bir gün, Deniz'in dedesi, onlar için iki ağaç fidesi aldı ve dikmeleri için verdi. İki arkadaş, fideleri ekti ve heyecanla büyümelerini beklemeye başladılar.
Günler geçti, fideler yeşermeye başladı. Ancak Deniz'in ağacı pek büyümezken, Alp'in ağacı hızla gelişiyordu. Deniz, Alp'in ağacını görünce çok şaşırdı ve "Alp, senin ağacın kocaman olmuş. Benim ki ise hiç büyümedi. Bunu nasıl başardın?" diye sordu.
Alp, "Sevgiyle" dedi. Deniz, Alp'in ne demek istediğini anlamadı. Alp, "Ağacımla konuştum, ona su verdim ve onu sevdiğimi söyledim. Ağaçlar da sevgiye ihtiyaç duyar" dedi.
Deniz, Alp'in dediklerini uyguladı ve bir süre sonra kendi ağacı da büyümeye başladı. İki arkadaş, ağaçlarını sevgiyle büyütmeye devam ettiler.
Atatürk'ün Hikayesi
Atatürk, ağaçsız yurt topraklarından üzüntü duyardı ve tabiatı çok severdi. Ankara'daki Orman Çiftliği'ni çorak topraklardan ormanlık hale getirdi. Bir gün, Çiftlik'te iğde ağacını ararken, ağacın kesildiğini gördü ve çok üzüldü. "Yahu, bana sorsaydınız, o ağacı kurtaracak yol bulurdum" dedi ve hüngür hüngür ağladı.